| Şenkaya-Allahuekber Şehitleri |
|
1914 sonunda Osmanlı Devleti, Almanya ve Avusturya imparatorlukları yanında, Rusya, İngiltere, Fransa ve müttefiklerine karşı harbe katılmıştı. 1878’den beri Kars ve Artvin, Rusya’nın elinde idi. Türklerle meskûn bu illeri geri almak Almanların Doğu Avrupa’daki Rus cephesindeki hareketlerini hafifletmek, bir muharebe kazanmak, Kafkasya ve diğer Türk illerine yaklaşmak gibi gayelerle, Harbiye Nazırı ve Başkumandan Vekili Enver Paşa, bu cephede taarruza karar verdi. 1 Kasım 1914 sabahı Rus güçleri Türk sınırına girdiler. Yavuz ve Midilli’nin Rus limanlarını bombalamasından sonra gelişen olaylar Rus saldırısı ile yeni bir döneme giriyordu. Savaş başladığı anda Rus’ların Kafkasya mıntıkasında toplam 160.000. kişilik birlikleri vardı. Batum, Alexanrpol, Erivan ile sınır arasında 1. Kafkas Kolordusu, 66. Yedek Tümeni, 1.2.3. Plaston Tugayları, 1,2. Kazak Tümenleri ve bir Sibirya süvari Tugayı bulunuyordu. Bu güçlerin gerisinde de Tiflis’te 2.Türkistan Kolordusu vardı. Bu güçler saldırı için getirilmişti. Güçleri şöyleydi; 86 Piyade tabur, 96 süvari bölüğü, 258 top olarak toplam 90.000. asker idi. Ayrıca Piyade tümenlerinde ikişer piyade ve birer topçu Tugayı bulunuyordu. Topçu Taburları 18 Toplu 3 Bataryadan müteşekkildi. Böylece Tümenlerde 16 Piyade Taburu ve 48 Top bulunuyor demekti. Kolordudaki Obüscü ve İstikam Taburları, Alay’lı ikişer Tugaylı süvari tümenleri vardı. Bunlara 16 Tonluk 3’er bataryada verilmişti. Topların menzilleri 5–6 bir metre idi ki bizim topçu birliklerimizin mesafesini aşıyordu. Rus Kafkas ordusu ayrıca Türkistan birliklerinden takviye edilmek imkânına sahipti. Nitekim Sarıkamış harekâtında bu takviyeler yetiştirilmiştir. Doğuyu korumakla görevli 3. Ordunun bütün sahasında mevcut Jandarma kuvvetleriyle geri hizmetliler ve gayri muharip teşkilat dâhil 190 bin insan 53.794 hayvandı. Bu mevcut içinde Nizamiye Birlikleri 83.000. asker, Yedek Birlikler 13.177 asker, Erzurum kalesi 13.383 asker, Nakliye Kolları 11.168 asker, Menzil Örgütü 5531 asker, depolar 10.081 asker, Jandarma sınır birlikleri 28.588 asker, ordu Karargâhı 295 asker idi. Cephede malzeme ve iaşe çok noksandı. Mesela mevcut 6 yıllık iaşesi için 88.000 ton buğday, çavdar ve arpa ihtiyacı olmasına karşın, Ordu ambarında 1250 ton hububat vardı. Kışa girilmiş olduğu için erzakın gereği gibi taşınması, dağıtılması bir hayli güçtü. İstanbul’dan gelen telkinlere uyarak Ordu sınırından savaşa sebebiyet vermemek için dikkatli idi. Ama ne var ki Karadeniz’deki Rus donanmasının bombalanması ardından sınırımızda Rus silahları patladı. Artık kara harbi başlamıştı. Yalnız şu halde anlaşılıyor ki savaştan önce Kafkasya’da bir taarruz harbi planlanmış değildi. Ortada bir düzenli orduda yoktu. Fakat belirtmeliyiz ki bu arada Enver Paşa orduyu 22 Temmuz 1333’te (4 Ağustos 1914) Ordulara bir fermanı yayınlayarak mutlak bir itaat ve vazifeyi ifaya gece gündüz gayret istemiştir. Fakat öyle görülüyor ki daha Avrupa’da Harp başlar başlamaz, Enver Paşa’nın çevresinde Alman’lardan gelen bir baskı başlamıştır. Karadeniz olayından sonra Rus ordusu 1 Kasım 1914 sabahından itibaren Sarıkamış’tan Pasin’e hareketle Türk hudutunu geçti. 1. Rus Kolordusu Sarıkamış’tan ilerleyerek Köprüköyü istikametinde Horasan Yüzvereni tutacaktı. IV. Kolordusu Erivan'dan hareketle Karaköse güneyinde Murat suyu geçitlerini işgal edecekti. Birinci kolordunun karargâhı Türk sınırına yakın Karaurgan köyünde bulunacak Oltu-Karaboğaz, Oltu-Narman üzerinden Erzurum’a doğru 10 piyade taburu; 6 süvari 24 topluk Oltu müfrezesini sürecekti. Nitekim ilk Rus saldırısı üzerine 3. Kolordu Kumandanı Hasan İzzettin Paşa Erzurum bölgesinde müdafaaya karar verdi. Merkezi Samsun’da bulunan X. Kolordu da 3. Ordu emrine verildi. 1 Kasım 1914’de sınırı geçen Ruslar 4 Kasım 1914’te Köprüköy önlerine gelmiş bulunuyorlardı. Karaköse Murat suyu cephesinde de aynı surette ilerlediler. 5 Kasım’da Ruslar Türk sınırına taarruz için emir aldılar. Başkumandan vekili Enver Paşa 4 Kasım tarihli emrinde taarruz emrediyordu. Bu emir verildiği sırada Doğu Anadolu’da kışın en şiddetli sert günleri başlamıştı. Nitekim Rus ordusu da taarruz emri almışken harekete geçemiyordu. Hasan İzzettin Paşa 3. Ordu Komutanı’nın fikri, buralarda ve bu mevsimde taarruzdan kaçmaktı. Fikri, düşman ilerlese bile onun Erzurum Kalesine çarptıktan sonra karşı bir taarruzla ezilmesini sağlamaktı. Enver Paşa taarruz emri vermemiş olsaydı, herhalde iki orduda karşılıklı yerlerinde kalacaktı ve sonuçta “Allahuekber Dağı dramı” da yaşanmayacaktı. 6–9 Kasım Köprüköy muharebesiyle Rusların taarruzunu kırıp bozan 3. Ordumuz 11–12 Kasım’da Taarruz’a geçerek 14–18 Kasım’da Azap muharebesini de kazandı. Fakat pek hesaplı olan Ordu komutanı Hasan İzzettin Paşa, sınır gerisine çekilen Rusları takipten vazgeçince bunun üzerine başkumandan vekili Enver Paşa bu cepheye gelmiştir. Enver Paşa Erzurum’a gelmeden önce Albaylığa yükseltilen Genel Kurmay ikinci başkanı Hafız İsmail Hakkı 27 Kasım’da İstanbul’dan Erzurum’a gelmişti. Kendisini Enver Paşa’nın görevlendirdiğini bildirmektedir. Zaten hemen onun ardından Enver Paşa Erzurum’a gelmiştir. HAREKÂT 30 Ekim 1914 de Türk topraklarına karşı taarruza geçen Rus Ordusu Köprüköy önlerinde durdurulur. Geri çekilmek zorunda kalan Rus Ordusunu arkadan çevirip, Sarıkamıs, Kars hattını keserek Kars üzerine yürümek, Doğu cephesini çökertmek düşüncesinde olan Enver Paşa 21 Aralık 1914 de Köprüköy e gelir. Harekât 18 Aralıkta başlar. Bardız geçidini tutan Rus birlikleri 9 kolordunun 29 tümeni tarafından Sarıkamış’a doğru atılır. Rus Ordusunu arkadan çevirmek isteyen Enver Paşa 10. kolordu birliklerine cebri yürüyüşle Allahuekber dağlarları aşarak Sarıkamış’a arkadan inme emrini verir. Yüksekliği 2500–3200 metreyi bulan bu dağlarda yüksekliği 1,5 metreyi
bulan kar SONUÇLAR Savaşın galibi General Yudenic, Rus Kafkasya Ordu komutanı edildi ve 1915 yılının yaz aylarında Anadolu’ya taarruza geçti ve Rus ordu birlikleri ile Erzincan'a kadar ilerlendi. Kafkas Cephesinde tam başarı elde edeceğimiz sırada zamanında destek gelmeyince, ordumuz geri çekilmek zorunda kalmıştı. Daha sonra 1918 de Sarıkamış ve Kars alınmış, ama Mondros Ateşkes antlaşması uyarınca eski sınırlara dönülmüş ve topraklar elden çıkmıştı. Bir dramın en acı izlerini taşıyan Şenkaya(Allahuekber Dağları) topraklarında, bu defa düşmanın ayak izleri vardı. Rusya'daki Bolşevik İhtilalinden sonra Ruslar geri çekilince, bölge Ermeni’lerin eline geçmiş ve yöre halkımız Zafer sarhoşlarının zulmüyle karşılaşmıştır. Ahırlara, samanlıklara doldurularak yakılan halk, 20 binden fazlaydı. 33 köy yok oldu. Bu konuda bölgede bulunan Rus generallerinin katliamı engelleyemedikleri ve engellemek için daha fazla güce ihtiyaç olduğunu belirttikleri Moskova’ya çekmiş oldukları telgrafları da Rus arşivlerinde bulunmaktadır. Her sene Temmuz ayında Allahuekber Dağında Şehitlik Abidesinde Anma Törenleri yapılmakta ve ilçemizde paneller düzenlenmektedir. Yine her sene 22 Aralıkta temsili olarak şehitlerimizin geçtiği yerlerde yürüyüşle geçilmektedir. |